19 Ağustos 2011 Cuma

PEPSİ VE COCA COLA’NIN KARDEŞLİĞİ



İki dev marka olan Pepsi ve Coca Cola’nın her yerde gördüğümüz bir rekabeti aynı film karesinde (Bonnie an Clyde-1967) gördüğümde çok ama çok şaşırdım. Çok özel bir sahne oldu benim için. “Aynı çatı altında aşkımız bir yalanmış” şarkı sözü tam da bu iki marka için söylenir.



BLADE RUNNER




1982 yılında çekilmiş çok ama çok güzel bir film var. Blade Runner (Bıçak Sırtı) ismindeki bu film 20.yüzyılda çekildiği halde konusu 21.yüzyıl, yani gelecek. Filmde iki marka dikkatimi çekti. COCA COLA ve ATARİ. Her zaman her yerde görünmeyi seven Coca Cola gelecekte de içeceğiniz içecek benim düşüncesiyle yapmış reklamı ve haklı olduğunu göstererek hala ayakta kalmayı başarmış. Fakat filmin yapıldığı dönemde bilinen bir marka olan Atari yalnızca hoş hatıra olarak aramızda zikredilir hale geldi. Aynı pazarda olmak değil pazarlama, aynı pazarda kalabilmektir.






28 Şubat 2011 Pazartesi

EKİCİ PEYNİR VE HORMONLU REKLAM






Ekici Peynir Markasının Bilboard'larda yer alan reklamlarını çok beğendim.

Hakikaten peynirlerin gerçek olmasını ve yemeyi çok isterdim..

Kaymak gibi derler ya...

Fakat reklam ajansından kaynaklandığını düşündüğüm bir problem gördüm..

Peynirin yanında gösterilen kesilmiş domatesin hormonlu beyaz kısmı o kadar sırıtıyor ki peynir yemekten vazgeçtim sanırım.

Reklam ajansları hormonlu işler yapıyorlar..

Biraz daha dikkat efendim...


6 Eylül 2010 Pazartesi




KOPYACI REKLAMCILAR..ÜRETEMEYEN REKLAMCILAR

Son izlediğim anime filmlerden biri de "BOLT". Bir köpeğin sahibini arayış mücadelesinde filmin bir kaç sahnesinde karşılaştığı güvercinlerle yaptığı diyaloglar var. Topkek ve Müslüm Gürses reklamlarında da aynı tip diyaloglar ve aynı güvercinler mevcut. Bu reklamı yapan ajans büyük iki markayı "MÜSLÜM BABA ve ETİ" taklit bir reklamla sunarak ne kadar sığ bir döngüde hareket ettiğini gösterdi.

Bir zamanlar reklam ajanslarına iş görüşmelerine gittiğimde yaratıcılığımın kabul edilmediği dönemler geldi aklıma.

Peki ben yaratcı değilsem reklamları insanlara taklitleriyle sunanlar mı yaratıcı ...


3 Eylül 2010 Cuma



Bu yazıyı yazamamak için çok direndim...


Taki ruhum rahat etmez hale geldi...

Yazayım dedim...

İBB(Büyükşehir Belediyesi) bu yıl kültür sanat etkinliklerine 400 milyon dolar harcamış...

21. Yüzyılda yağmur yağdığında karşıdan karşıya geçemiyorsan su birikmesi yüzünden...

Suçlayacağın ilk kurum belediye olur ve olmalı....

İstanbul kültür merkez olacak diye elindeki büyük meblağları KENDİ ALANI OLMAYAN bir pazara yatırmak akla ziyan bir çalışma...

Şu konu da kesin kararımı veriyorum.

Siyaset artık geçeliliğini yitiren bir hüküm...

Belediyeler bir an önce özelleştirilmeli ya da ÖZEL KOÇ'lar tarafından yönlendirilmeli ve ÖNCELİKLER doğru belirlenmeli...

Bunaldım yalan sözlerden ve yağmur suyu dolu yollardan...

21 Mayıs 2010 Cuma


O kadar pazarlama felsefesine ilgi duyduğum halde izlediğim bir animasyon filmi bana yepyeni bir bakış açısı kazandırdı. Ve anladım ki PAZARLAMA benim için bir sır’dı, ta ki o sırrı filmde izleyene kadar.
Ratatouille (Aşçı Fare) anime filminde çok önemli bir yemek eleşitrmeni hiç kimsenin yemeğini beğenmez ve herkesi eleştirir. Ama gittiği restoranlardan birinde kendisine öyle güzel bir yemek sunulur ki eleştirmen, çocukluğunda annesinin kendisi için yaptığı aynı yemeği anımsar ve o güzel anıya dalar gider.
Yukarıdaki resimde de eleştirmenin yemekten kalan şaşkınlığı ve çocukluğunu hatırlayışı gösterilmektedir.

O zaman anladım ki ;

Bir ürün ya da hizmet, insanın içini kıpır kıpır ederse ve ona güzel şeyler hayal ettirirse, yani kişiye ANLAM sunarsa ve sevdiği şeyleri anımsatırsa, o zaman PAZARLAMA olur.

İşte öğrendiğim sır bu idi.